Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


“Sana” redifli şuhane gazel| Nedim


Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana

Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı al olmuş sana

Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu

Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana

Sihr ü efsûn ile dolmuştur derûnun ey kalem

Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana

Şöyle gird olmuş fireng-istan birikmiş bir yere

Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana

Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş

El-amân ey dil ne müşkilter suâl olmuş sana

Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın

Kendin aldırdın gönül noldun ne hâl olmuş sana

Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden

La’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana

Yok bu şehr içre senin vasf ettiğin dil-ber Nedîm

Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana



Nezaket, kuyumcuların altını tel halinde incelttiği araçtan (haddeden) geçerek senin boyunu posunu oluşturmuş. Şarap, şişeden süzülerek yanağındaki kırmızılığı, allığı oluşturmuş.

Gülün kokusu damıtılmış nâzın ucu (mendil gibi) işlenmiş: biri huyunu biri mendilini oluşturmuş. (Gülün kokusu, huyunu, nazlanmakta elinden düşürmediğin mendili oluşturmuş).

Ey kalem, senin için büyü ile dolmuştur. Demek ki büyücü Harut'un saçı senin kamışın olmuş (Sen öyle büyülü şeyler yazıyorsun ki ey kalem, büyücü Harut'un saçı senin kamışını oluşturmuş veya kamışın büyücü Harut'un saçından oluşmuş).

Bütün ecnebi (“Firenk”) ülkelerinin güzelleri toplanmış birikmiş bir yerde sonra da kaşının kenarındaki beni oluşturmuş (Senin kaşının kenarındaki ben bütün Avrupa ülkelerinin güzel kızlarına denktir).

O puta tapan (inançsız) sana “Şarap içer misin?” diye sormuş. Aman yarabbi, ne zor, çözülmesi ne güç bir soru sormuş sana. (Tezat sanatı var. Bir yandan sevgili şarap sunuyor, diğer yandan ise Müslüman ve şarap yasak).

Sen hangi kadehten sarhoş olmuşsun, acaba kime hayransın? Ey gönül, ona sen bağlandın, ne oldun, bu halin nedir? (Bunu sen istemedin mi?)

Dudakların “sin” harfinin dişlerinden dolayı yaralanır (Senin dudakların o kadar naziktir ki, “bûse” ((öpücük)) sözcüğündeki “sin” harfinin dişi andırır başlangıcından dolayı yaralanır). Bu yüzden, ateş gibi, yakut gibi kırmızı olan o dudaklarını öpmek imkansızdır.

Ey Nedim! Senin anlattığın gibi böyle güzel bir kadın bu şehirde yok. (Bu güzelliklere sahip olan varlık bir kadın, bir insan olamaz). Olsa olsa sana bir perinin yüzü görünmüştür. Bu kadar güzellik bir gerçekte değil, ancak bir hayalde (hayalet/peri anlamında) sana görünmüş ve sen de var sanmışsındır.